Fuar Organizatörü, Gezgin, Şiir, Yazı,
İskeçe, Boğaziçi, Antalya, İstanbul!
Önceki Ymaj
Sonraki Ymaj

SİTEDE ARA

 

 

 

 Agoras Fuarcylyk

 Agoras Fuarcylyk

 

SOSYAL MEDYA

Facebook'tan Takip EdinFollow us on TwitterBizi Linkedin'de takip edinBu siteyi favorilerinize ekleyin

Kültürel Mirasımıza Sahip Çıkmanın Yaratığı Tepkiler

12 Ağustos 2000

Geçen haftasonu Seçek Yayla Şenlikleri büyük bir ihtişamla gerçekleşti. Her yıl git gide daha da güzelleşen, her yıl gitgide daha bir renk kazanan, güzelleşen bu şenlik Azınlık Toplumumuzun en büyük, en güzel düzenlenenen başarılı etkilniklerinden biri haline dönüştü.

650 yılı aşkın düzenli olarak yapılan Seçek Yayla Şenlikleri, yıllardan beri kendini koruyabilmişse, yıllardan beri kendini geliştirebilmişse, bu günlere kadar varabilmişse bu Seçek Yöre Halkının güzelliğidir, uzungörüşlülüğüdür, zenginliğidir. Herşeyden önce onların başarısıdır. Tebrik edilecek birileri varsa da Seçek Bölgesinde kalan halkın kendisi, bu yayla şenliğine sahip çıkmış, önemini kavramış insanların taa kendileridir.

Son yıllarda ekonomik durumların değişmesi ile Seçek Yayla Şenliği'ni artık sadece bir Ağa'nın altından kalkamayacak bir maliyet gerektirmesi sebebi ile 4 yıl önce Seçek Azınlık Kültür ve Eğitim Derneği kuruldu.

Seçek Yayla Şenlikleri'nin organizsayonunu üstlenen dernek şenlikleri geliştimeyi de başarmıştır. Öyle ki daha önce görülmeyen yenilikler eklenmiş, yayla şenliklerine kültürel bir boyut da eklenmiştir. Böylece şenlikler günümüzün koşullarına uyarlanmaya çalışılmıştır. Bu gelişmelerden son derece sevindirici ve dikkat çekici bir özellik de yeni nesil, kızlı erkekli gençler bu yayla şenliğine sahip çıkmıştır. Organizasyona katkıda bulunarak, bilet keserek, organizasyon boyunca koşturarak, yardımcı olarak. Son 3 yıl boyunca da Folklor Grupları ile katkıda bulunarak.

Bu yıl dikkati çeken gelişmelerden bir tanesi de dernek çatısı altında bir gençlik kolu oluşturulması idi. Gençlik kolu'nun başkanı seçilen Meliha Delihasan'ın dediğine göre de gençlik kolu'nun amacı Seçek Yayla Şenlikleri'ne gençlerin de önümüzdeki yıllarda daha da sahip çıkması için gerekli çalışmaların yapılmasını sağlamak.

Ancak anlaşılan bu gelişmelerden rahatsız olanlar var.

Öyle ki Batı Trakya'mızın bir köşesinde 650 yıldır yapılan bir şenlik son yıllarda gitgide daha da güzel, gitgide daha da gelişen bir şenlik haline dönüşmeye başlıyor. Şenliğe gençler sahip çıkıyor. Şenliğin yayılan ününü duyan insanlara, İskeçe'den, Gümülcine'den kalkıp insanlar geliyor. Otobüsler tutuluyor. Türkiye'den misafir konuklar geliyor. Kültür Bakanlığı'nın profesyönel halkoyunları ve halk müziği topluluğu katılıyor. Türkiye'den bu işin aslını usulünü, adabını bilen sporcular güreşçiler katılıyor. Türkçe konuşuluyor. Türk müziği dinleniyor.

Bunlar işte bazı çevreleri rahatsız ediyor. Hem de çok rahatsız ediyor. Kişilerin ve toplumun ne olduğuna önem vermeyen, kendine buyruk bizlere bir etiket yapıştırıp işine geldiği şekilde bizlerden bahsedenleri rahatsız ediyorlar bunlar.

Batı Trakya'da Türk yoktur. Batı Trakya'da sadece Müslüman vardır tezini savunanları rahatsız ediyor bu etkinlikler. Batı Trakya'da Pomak Türklerini ap ayrı bir biice sahip ayrı bir azınlık olarak görmek isteyenleri rahatsız ediyor bu şenlik.

Batı Trakya'daki toplumu birkaç ayrı bakış açısıyla ayrı ayrı topluluklar olarak görmek isteyenlere acı geliyor bu güzel şenlikte görünenler.

Batı Trakya'da Türk Müslüman Azınlığı'nı bir bütün olarak görmek yerine ap ayrı birbirine düşmüş ayrı gayrı insanlar olarak görmek isteyenlere, şimdi de toplumumuzu Sünni, Alevi, Bektaşi çekişmesi içinde görmek isteyenlere ters geliyor bu şenliğin böyle güzel gelişmesi.

Uluslararası azınlık standartlarını uygulamak yerine, demokrat politikalar vitrini altında baskıcı politikaları devam ettirmek isteyenleri rahatsız ediyor bu gelişmeler.

İşte bundan'dır ki son yıllardaki bu gelişmeleri, "Seçek Yayla Şenliği'nin eski bir tadı kalmadı”, "Ankara'nın müdahalesi ile gerçekleşti” diye yazılar yazıp feryat figan ediyorlar.

Oysa mesele o kadar basit ki... Dernek başkanı Hasan Bekirusta GÜNDEM'e verdiği demecinde açıkça belirtiyor. "Saptırmayın ! Bizim ne olduğumuz besbelli!” diyor.

Şenliği son 3 yıldır yerinde gidip takip ediyorum. Hem de sadece Pazar günü sabahtan gidip akşam dönerek izlemiyorum. Sadece, rastgele tesadüfen karşıma çıkan konuştuğum insanların görüşlerini alarak malzeme toplamıyorum. 3 yıldır, Seçek Azınlık Kültür ve Eğitim Derneği'nin misafiri, ya da Seçek'te edindiğim arkadaşların dostlarımın misafiri olarak, her gidişimde de en az 3 gün iki gece aralarında kalarak izliyorum, muhabbet, ediyorum, dostluklar kuruyorum, gerçeği öğrenmeye çalışarak.

İlk gidişimde meraklı olarak ilk sorularımı sorduğumda da dernek yetkililerinin bana verdikleri cevaplar arasında "Biz bu şenliği Alevisi,Bektaşisi Sünnisi ile hep birlikte düzenliyoruz”, "Batı Trakya Türk Azınlığı'nın bir etkinliği olmasını istiyoruz”, "Geliştirmek istiyoruz, güreşin dışında şenliği izlemeye gelen insanlara kendi kültürümüzle ilgili bir ziyafet vermek istiyoruz” cevapları da vardı.

İşte Seçek Azınlık Kültür ve Eğitim Derneği'nin yaptığı da budur. Bundan rahatsız olanlar varsa, Yunanistan'ın Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Antlaşması nezdinde imzalamış olduğu uluslararası antlaşmaları kale almadan kendi çağdışı politikalarını devam ettirmek isteyenlerdir. Bu insanlar, yapmak istedikleri ile, Uygulamak istedikleri çağdışı politikalarla, heryıl .çeşitli uzman gözlemciliklerin Yunanistan hakkında yazdıkları raporlarda Yunanistan'ın rezil olmasına sebep olmaktadırlar.

© 2011 Mehmet Dükkancy. Tüm haklary saklydyr. | Yasal Uyary | Yleti?im